Yazarlar

     abdulbakitekes2Ey alemlerin Rabbi olan Allah'ım! Bu ne lütuftur! Bu nasıl bir ikramdır! Tam 3 sene önce Gezi Olayları'yla  ülkeyi talan eden çapulcuların, provakatörlerin memleketi ateşe sürükledikleri Mayıs ayının 27'sinde sen o jakobenlere ağu verenlerin merkezlerini patlattın. Güçlerini bitirdin. Dile düşürdün. Onları birbirlerine kırdırdın. Sana ne kadar şükretsek az...

     Bugün dünyaya hürriyet enstantaneleri sunan ve medeniyet resitali sergileyen Fransa, Batı dünyasının 'Avrupa Baharı' ile tanışmasına ilk ev sahipliğini yapıyor. Dünyaya medeniyet ve hürriyet(!) ihracatı yapan Fransa sokaklar kan, gözyaşı, biber gazı, jop, TOMA ve siren sesleri ile yankılanıyor.

     Avrupa dün Gezi'de ektiği rüzgarın bütün fırtınalarını biçiyor. Hatırlarsınız geçen sene Charlie Hebdo isimli paçavranın alçak karikatüristlerini cehenneme postalayan yiğit Kuaşi kardeşler ,Avrupa'da ilk fitili ateşlemişlerdi.Ardından yine Fransa ve Belçika'da patlayan bombalar bugünleri adeta işaret etmişlerdi.
     Rusya'yla uçak düşürme hadisesinden sonraki münasebetlerimiz,Kilis'e atılan roketler,Şark'taki terör operasyonları ve yakın coğrafyamızdaki savaşlar bize zaten zor günler yaşatıyor.
     Kanada'da devam eden ve söndürülemeyen orman yangınları,Fransa'da hali hazırda devam eden sokak savaşları çok acayiptir ki Mayıs ayında oldu.Gezi Olayları'nın sene-i devriyesine tevafuk etti.Ülke olarak terörle,dahili ve harici birçok fesat şebekesi ile mücadele ettiğimiz şu günlerde Türkiye'de çapulcuların, satılmış ciğersizlerin tekrar sokaklara dökülmesi ve Gezi'nin sene-i devriyesini bahane ederek ortalığı yakıp yıkması ülkemize ciddi zararlar verebilirdi.
     Ama şu an baktığımızda Gezi Parkı'nda yaprak dahi kımıldamıyor.Size de tuhaf gelmiyor mu ?
     Bugün Fransa'daki eylem haberlerini okurken Sultan Abdulhamid'in İngiliz'in başına bela ettiği ve tam yüz senedir uzun bacaklıları oyalayan IRA örgütünün kurulma maksadı geldi hatırıma.
     'Asrın Abdulhamidi'nin de boş boş duracağını düşünenler  yanılıyorlar.Avrupa'nın bugün bu halde yangın yerine dönmesi kanaatimizce tabii bir surette gelişen hadiseler gerçekleşiyor değil..
     Hem bir yasa tasarısının Fransa gibi bir ülkede bu kadar tepki toplaması neyle açıklanabilir ki başka?
     40 senedir Şark'taki yangına odun taşıyan Batı, artık kendi dertlerinden başını kaldırıp da bizimle uğraşamayacak! Gayr-i nizami harp teknikleriyle mücadeleler çok yakın zamanda Avrupa'da sahnelenecek.Tıpkı onların istediği gibi...
     İslam coğrafyasında görmeye alıştığımız taşeron örgütlenmeler artık Avrupa'da kendilerinden söz ettirmeye başlayacaklar gibi görünüyor.
     Bu da gösteriyor ki, istihbarat faaliyetlerinin ve kontrollü siyasi hamlelerin semereleri gelmeye başladı. Avrupa kan,irin,gözyaşıyla tanıştı ve çok uzun soluklu bir maceranın ilk sayfası aralandı.
     İsrail'deki Falaşalar'ın ayaklanması gibi çok yakında Mağrib'in esmer çocukları Fransa'da, Belçika'da, Hollanda'da ayaklanmalara başlarlar.
     Fransız İhtilali bütün alem-i İslam'a,gözlerinden yaş değil kan süzülen mazlumlara hayırlı olsun.
     Bu tür hamlelere refleksi olmayan Batı şunu bilmeli ki; bu oyunu biz kurmadık, fakat oyun artık bizim kurallarımızla ve bizim kontrolümüzde oynanacak!
     Bu fitili ilk ateşleyen kahraman Kuaşi kardeşlere selam olsun!

Tohum Çatlatan Mektublar

efendi cerceveli

Fenâ-fi'l-İhvan Mektubu

Ben umum nur talebelerinde fani olmuşum lafı, 20. asırdan başka hiçbir asırda bulunmayan sevgili enaniyetlerimizin kalın bir perdesi olmuştur. O sevgilimiz o kalın perdenin altında  büyüyüp  kalınlaşmaktadır.

Bu nasıl bir yokluktur ki, emmare nefsi, bir terbiye altına girmeden kendi kendine onda muvaffak olsun. Bu nasıl bir yokluk ki, orada yok edecek bir büyüğün tasarrufu kabul edilmesin. Bu nasıl bir yokluktur ki, kendi varlığına başkasının da varlığını ilave ederek iyice var olur. Evet bu öyle bir yokluktur ki, kalb, ruh, sır gibi ulvi latifeler nefsi emmarede yok olur!...

devamını oku...

.

kitap okurken

Cadde-i Kübra ve 26 Yaşındaki Nefs-i Levvame ile Bir Hesaplaşma

CADDE-İ KÜBRA yükünü kaldırabilmek öyle Raziye, Marziye işi olmadığı gibi Levvâme işi hiç değildir. Dairenin manevi idaresinin başındaki Ferd-i Ferid’in mazhariyyetleri yanında (İmam-ı Rabbanî Hazretleri’nin buyurduğu gibi)  Ehassü’l-Havass’ın durumu dahi avam gibi kalır. Koca Bediüzzaman (R.A.) O Zat’dan bahs ederken kullandığı ve havsalamız dışındaki edeb tarzına dikkat et de ibret al. Meydan boş değildir. Temellük davasından vazgeçip teslim olalım. Ümidle ve şevkle neticeye muntazır kalalım.

devamını oku...

.

muhim sual

Üç Mühim Sual

1- Mesleğimizde etba değil, ittiba esastır. Yani esas olan kemalat erbabına ittibadır, irşad edecek adam aramak değildir. O halde Kur’anî hakikatları muhtaç olanlara duyurmak işi nasıl olacak?


2- "Hazm edilmeyen ilim telkin edilmemeli" buyuruluyor. Bunu nasıl anlayacağız?


3- Fenafilihvanı nasıl anlayacağız? Herkes diyor ki: Hepimiz birbirimizde faniyiz. Bir mürşidde mi fena olunur? Birbirimizde mi fena olunur?

devamını oku...