Medya Yazarları

28sbtBizim vazifemiz; sırr-ı uhuvvet ve ittihad-ı maksat ve ittifak-ı vazife ile tevafuk edip bir çizgi üstünde omuz omuza vermektir. Gerisi Cenab-ı Hakkın işidir.

 

Hatemdergisi.com / Bayram SARAÇ

28 Şubat döneminde Kıvrıkoğlu Paşa 28 Şubat 1000 yıl sürecek demişti. Fakat bu iddia çok abartılı idi. Zira yeryüzünde 1000 yıl süren ve bozulmayan hiçbir beşeri sistem kayıt edilmemiştir. Fakat bunu ona söyleten ve bu kadar iddialı olması açık bir şımarıklık olarak görülmesi gerekir. İktidar sahipleri ve muktedirler bazen gerçeği görmekten, onu baskılamaktan ve Cenabı Hakk'ın planını hafife almaktan hiç çekinmemektedirler. Hâlbuki kâinatı intizamlı bir şekilde işleten, çalıştıran yüce ve muhteşem kudret onun üzerinde kendisine kafa tutacak isyan edecek ve bu isyanında daima inat edecek bir nesile ilelebet müsaade etmemiştir. Kuran-ı Kerim ve Hâkim geçmiş peygamberlerin ümmetlerinin başlarına gelen ve isyanlarının neticesinde helak oluşlarının kıssaları ile doludur. Fakat bu helak her zaman değişik şekillerde olmuştur. Bu vakalardan ibret almayan, kâinatın işleyiş kanunlarına ters hareket edenler her zaman mağlup olmuştur. Cenab-ı Hakka, Resulüne ve Kurana inanan az topluluklar çok kez büyük ve güçlü toplumları mağlup etmiştir. Siyasi tarih ve dinler tarihi bu tip hareketlenmelerinin özetini bizlere sunmaktadır.

Biz bu asırdan sonraki gelecek kardeşlerimize sesleniyoruz; Üzülmeyiniz, agâh olunuz, inananlar mutlaka galip gelecektir. Darbeler, muhtıraları post modern darbeler hepsi nefis hesabına olduğundan süfli ve bozulmaya mahkûmdurlar. Allah’ın (c.c.) nizamı ise sapasağlam olup onun nizamına ram olanlar her zaman küfrü mağlup edeceklerdir.

Aziz Üstadımız ne buyuruyor; “Ve madem bu müthiş zamanda ve dehşetli düşmanlar mukabilinde ve şiddetli tazyikat karşısında ve savletli bid'alar, dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş.”

“Evet, üç elif ittihad etmezse, üç kıymeti var. Sırr-ı adediyet ile ittihad etse, yüz on bir kıymet alır. Dört kere dört ayrı ayrı olsa, on altı kıymeti var. Eğer sırr-ı uhuvvet ve ittihad-ı maksat ve ittifak-ı vazife ile tevafuk edip bir çizgi üstünde omuz omuza verseler, o vakit dört bin dört yüz kırk dört kuvvetinde ve kıymetinde olduğu gibi, hakikî sırr-ı ihlâs ile, on altı fedakâr kardeşlerin kıymet ve kuvvet-i mâneviyesi dört binden geçtiğine, pek çok vukuat-ı tarihiye şehadet ediyor.”

Bizim vazifemiz; sırr-ı uhuvvet ve ittihad-ı maksat ve ittifak-ı vazife ile tevafuk edip bir çizgi üstünde omuz omuza vermektir. Gerisi Cenab-ı Hakkın işidir. Bir zalimin eliyle diğer zalimi bertaraf eder, döner zalimden de intikamını alır. Bir sinekle, kuşla, taşla dilediği gibi zalimleri cezalandırır. Bazen zahirde ve batında yapılan fiil İslam’a uygun olsa da, bunu kullanarak inananlara zulüm edenleri tokatlar, tarih çöplüğüne atar. Müminlere izzet zalimlere zillet elbisesi giydirir.

İşte 1000 yıl nerde 5 yıl nerede. (1997-2002)

Zaman sadece birazcık zaman….

Tohum Çatlatan Mektublar

efendi cerceveli

Fenâ-fi'l-İhvan Mektubu

Ben umum nur talebelerinde fani olmuşum lafı, 20. asırdan başka hiçbir asırda bulunmayan sevgili enaniyetlerimizin kalın bir perdesi olmuştur. O sevgilimiz o kalın perdenin altında  büyüyüp  kalınlaşmaktadır.

Bu nasıl bir yokluktur ki, emmare nefsi, bir terbiye altına girmeden kendi kendine onda muvaffak olsun. Bu nasıl bir yokluk ki, orada yok edecek bir büyüğün tasarrufu kabul edilmesin. Bu nasıl bir yokluktur ki, kendi varlığına başkasının da varlığını ilave ederek iyice var olur. Evet bu öyle bir yokluktur ki, kalb, ruh, sır gibi ulvi latifeler nefsi emmarede yok olur!...

devamını oku...

.

kitap okurken

Cadde-i Kübra ve 26 Yaşındaki Nefs-i Levvame ile Bir Hesaplaşma

CADDE-İ KÜBRA yükünü kaldırabilmek öyle Raziye, Marziye işi olmadığı gibi Levvâme işi hiç değildir. Dairenin manevi idaresinin başındaki Ferd-i Ferid’in mazhariyyetleri yanında (İmam-ı Rabbanî Hazretleri’nin buyurduğu gibi)  Ehassü’l-Havass’ın durumu dahi avam gibi kalır. Koca Bediüzzaman (R.A.) O Zat’dan bahs ederken kullandığı ve havsalamız dışındaki edeb tarzına dikkat et de ibret al. Meydan boş değildir. Temellük davasından vazgeçip teslim olalım. Ümidle ve şevkle neticeye muntazır kalalım.

devamını oku...

.

muhim sual

Üç Mühim Sual

1- Mesleğimizde etba değil, ittiba esastır. Yani esas olan kemalat erbabına ittibadır, irşad edecek adam aramak değildir. O halde Kur’anî hakikatları muhtaç olanlara duyurmak işi nasıl olacak?


2- "Hazm edilmeyen ilim telkin edilmemeli" buyuruluyor. Bunu nasıl anlayacağız?


3- Fenafilihvanı nasıl anlayacağız? Herkes diyor ki: Hepimiz birbirimizde faniyiz. Bir mürşidde mi fena olunur? Birbirimizde mi fena olunur?

devamını oku...