Memleketimizden Haberler

anitkabirBir insanı sevmeye zorlanmak ve kanaatinden dolayı cezaevine atılmak akıl almaz bir durum

 

 

Anıtkabir'de Atatürk'e hakaret ettiği suçlamasıyla tutuklanan Safiye İnci, bugün hakim karşısına çıktı. Ankara 28 Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık İnci ve avukatı Bülent Demir ile sanığın yakınları katıldı.

"Bir insanı sevmeye zorlanmak akıl almaz"

Sanık avukatı Bülent Demir ise müvekkilinin suçsuz olduğunu, söz konusu videoda vicdani kanaatlerini dile getirdiğini öne sürerek, şunları söyledi:

"Müvekkilim hakkında iddia edilen suç oluşmamıştır. Müvekkilim Kemalizm'i sevmeyen, mütedeyyin bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Allah ve Peygambere dahi küfredilen bir ülkede bu ceza sayılmazken, bir insanı sevmeye zorlanmak ve kanaatinden dolayı cezaevine atılmak modern dünyamızda akıl almaz bir durumdur. 5816 sayılı Kanun'un (Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun) sorgulanması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.

Demir, müvekkilinin beraatini, mahkeme farklı kanaatteyse adli kontrol şartıyla veya kefaletle serbest bırakılmasını talep etti. Beyanların ardından ara kararı açıklayan Hakim Pınar Ergut, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedip davayı erteledi.

Tohum Çatlatan Mektublar

efendi cerceveli

Fenâ-fi'l-İhvan Mektubu

Ben umum nur talebelerinde fani olmuşum lafı, 20. asırdan başka hiçbir asırda bulunmayan sevgili enaniyetlerimizin kalın bir perdesi olmuştur. O sevgilimiz o kalın perdenin altında  büyüyüp  kalınlaşmaktadır.

Bu nasıl bir yokluktur ki, emmare nefsi, bir terbiye altına girmeden kendi kendine onda muvaffak olsun. Bu nasıl bir yokluk ki, orada yok edecek bir büyüğün tasarrufu kabul edilmesin. Bu nasıl bir yokluktur ki, kendi varlığına başkasının da varlığını ilave ederek iyice var olur. Evet bu öyle bir yokluktur ki, kalb, ruh, sır gibi ulvi latifeler nefsi emmarede yok olur!...

devamını oku...

.

kitap okurken

Cadde-i Kübra ve 26 Yaşındaki Nefs-i Levvame ile Bir Hesaplaşma

CADDE-İ KÜBRA yükünü kaldırabilmek öyle Raziye, Marziye işi olmadığı gibi Levvâme işi hiç değildir. Dairenin manevi idaresinin başındaki Ferd-i Ferid’in mazhariyyetleri yanında (İmam-ı Rabbanî Hazretleri’nin buyurduğu gibi)  Ehassü’l-Havass’ın durumu dahi avam gibi kalır. Koca Bediüzzaman (R.A.) O Zat’dan bahs ederken kullandığı ve havsalamız dışındaki edeb tarzına dikkat et de ibret al. Meydan boş değildir. Temellük davasından vazgeçip teslim olalım. Ümidle ve şevkle neticeye muntazır kalalım.

devamını oku...

.

muhim sual

Üç Mühim Sual

1- Mesleğimizde etba değil, ittiba esastır. Yani esas olan kemalat erbabına ittibadır, irşad edecek adam aramak değildir. O halde Kur’anî hakikatları muhtaç olanlara duyurmak işi nasıl olacak?


2- "Hazm edilmeyen ilim telkin edilmemeli" buyuruluyor. Bunu nasıl anlayacağız?


3- Fenafilihvanı nasıl anlayacağız? Herkes diyor ki: Hepimiz birbirimizde faniyiz. Bir mürşidde mi fena olunur? Birbirimizde mi fena olunur?

devamını oku...